13 Kasım 2007 Salı

Knight Online Yeni Yama Yuklemesi

« : Eylül 13, 2007, 08:29:03 am »
Merhaba Knight Online Oyunculari,Knight Online icin yeni bir yama yayinlanmis bulunuyor. Bu yama oyun tarafindan otomatik olarak kurulamadigi icin manuel olarak yuklemeniz gerekmektedir. Sunucularimizdaki bakim calismasinin henuz tamamlanmadigini tekrar hatirlatir, bu yamayi size kolaylik olsun diye onceden duyurdugumuzu bilmenizi isteriz. Gosterdiginiz sabir icin tesekkurler!-Knight Online EkibiYamayi Kurmak Icin Yapmaniz Gerekenler: 2 farkli yukleme metodundan birini secebilirsiniz. Pando ile yuklemekBu islemi gerceklestirmek icin once Pando programini yuklemeniz istenicektir. Bu ufak program kurulduktan sonra lutfen yukaridaki baglantiya tekrar tiklayarak yamayi indirin. Yamanin yuklenmesi tamamlandiktan sonra Pando programinda yer alan "open" tusuna basarak dosyanin indirildigi klasore gidin ve "AutoPatch_1505" ikonuna cift tiklayin. Masaustunuzde yer alan Knight Online ikonuna cift tiklayarak baglanti penceresini acin. Sunucular tekrar hizmete acildiktan sonra bu pencereyi tekrar calistirmaniz ve oyunu yeniden baslatmaniz gerekicektir. GameDaily ile yuklemek"Download this file" yazan tusa tiklayarak yamayi bilgisayariniza indirin. Bu islem tamamlandiktan sonra dosyanin indirildigi klasore gidin ve "AutoPatch_1505" ikonuna cift tiklayin. Masaustunuzde yer alan Knight Online ikonuna cift tiklayarak baglanti penceresini acin. Sunucular tekrar hizmete acildiktan sonra bu pencereyi tekrar calistirmaniz ve oyunu yeniden baslatmaniz gerekicektir

23 Ekim 2007 Salı

3 Ekim 2007 Çarşamba

BUNLARDA KANIT RESİMLERİ:

BUNLARDA KANIT RESİMLERİ:
1:http://img337.imageshack.us/img337/5572/kantloogerir3.jpg 2:http://img91.imageshack.us/img91/5140/kant2ut3.jpgnot:ARKADASLAR BU BIR TROJAN PROGRAMI OLDUGU İÇİN ANTİ WIRUSLERI KAPAMANIZ GEREKMEKTEDIRAKSİ TAKTIRDE ANTİWİRUSUNUZ BUNU TROJAN OLARAK ALGILAYAIP İNDİRMEYECEKTIRProgramın Amacı Linki ve TanıtımıAdı ve Sürümü: N-KEYLOGGER v1.2Programın Linki:http://rs11.rapidshare.com/files/37219560/N-Keylogger_v1.2.rarTanıtım: N-KEYLOGGER, Visual Basic'de programlanmış bir keylogger yazılımıdır. Keylogger'ın amacı kurbanınızın bilgisayarını dinlemektir. Bundan kasıt, PC'de hangi uygulamalar açık hangi sitede geziniliyor, klavye ile ne yazılıyor bütün bunların hepsinin mailimize gelmesidir.N-KEYLOGGER, diğer keylogger'lar dan farklı olarak açılan bilgisayarın Hotmail, MSN, ICQ, Miranda vs. account bilgilerini doğrudan mailimize yollamasıdır.N-KEYLOGGER, sisteme yayılış ve yerleşme açısından türdeşlerinden farklı oluşundan dolayı, anti-virüs programlarına yakalanmamaktadır. Bir kere yayıldı mı, bünyesindeki Trojan Silici haricinde hiç bir yazılım ile silinemez. ___RESİMLİ ANLATIM__http://img297.imageshack.us/my.php?image=1ob2hb5.pngProgramın Kullanımı:Program, türdeşleri gibi iki kısımdan oluşur. Bunlar, server ve client'tir.Client, bizim server'ı kendi konfigurasyonumuza göre hazırlamamıza yardımcı olur. N-KEYLOGGER v1.2.exe isimli dosyadır.Server ise bizim yaratacağımız ve bunu karşı tarafa gönderip onun açmasını sağlayacağımız küçük progr*****tır. Bu progr*****, logları mailimize göndermek için internet bağlantısını kullanmamızı sağlar.http://img119.imageshack.us/img119/4103/2ow7mh3.pngProgramın Arayüzü & Resimli Anlatım:Download ettiğiniz dosyayı, şekildeki gibi RAR'dan çıkarınız. Daha sonra elinize 2 dosya ve 1 klasör gelecektir. OCX dosyasını, C:/Windows/System32 'ye kopyalayınız. Daha sonra N-KEYLOGGER v1.2.exe 'yi çalıştırınız.Bu bölüm, logların geleceği maili belirlemeniz içindir. Mail kutunuza bir çok bilgi geleceği için @yahoo.com veya @gmail.com maili girmeniz ZORUNLUDUR. Eğer bu hesaplardan hiç birine sahip değilseniz, www.yahoo.com 'dan bir tane edinin. http://img297.imageshack.us/img297/1421/3gj9zw8.pngSMTP Server Adresi:Burayı yazdığınız mail adresine göre doldurmanız gerekiyor. Şöyle ki;@yahoo.com uzantılı mail yazdıyasınız, mx1.mail.yahoo.com yazınız. Eğer @gmail.com yazdıysanız, gsmtp185.google.com yazınız.Mailinize gönderimin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için, Test Maili Gönder'e tıklayınız. Eğer @yahoo.com mail girdiyseniz, mesaj Bulk klasörüne gidecektir, bilginize.http://img297.imageshack.us/img297/2163/4gz6of8.pngSahte Hata Mesajı Yollamak:Server açılınca bir hata vermesini istiyorsanız bu bölümü aktif hale getirin. Eğer aktif hale getirmezseniz, dosya açıldığında hiçbir şey olmayacak, dolayısıyla gönderdiğiniz kişi bir şeyler olduğunu anlayacaktır.http://img119.imageshack.us/img119/695/5id2cg2.pngServer'ı Dosya ile Birleştirmek:Oluşturacağımız ve hacklemek istediğimiz kişinin açacağı dosyaya server denir. Server'ı yutturmak için en iyi yöntem server'ı bir dosya İçine Saklamaktadır ..Kendi PC'nizde Açtıysanız..Eğer dosyayı yanlışlıkla kendi bilgisayarınızda açtıysanız 60 saniye kadar bekleyip Trojan Temizle'ye basınız. Hiç bir Antivirüsün silemeyeceği bu dosya silinecektir.http://img297.imageshack.us/img297/8906/6ag8rg3.pngTEKRARDAN SÖYLÜORUM SAKIN SERVER OLUŞTURDUGUNZ DOSYAYI KENDI PCNIZDE ACMAYIN!!PAYLASIM YAPIN KOLAY GELSIN
Logged

TEK TIK KOXP NON-PRE AKTİF OLAN 1508 PACHT İÇİN GECERLİDİR

http://uploaded.to/?id=1zqk8y

http://uploaded.to/?id=1zqk8y

http://uploaded.to/?id=1zqk8y

Replerinizi EKLİYORUM SAYGILARIMLA!!!!!iyi gunlerde kullanın !!!

Legend38 Nickli Arkadaşımızın Çözümü

iLk önce ßaşlat'tan çalıstıra tıklıycaz ve Oraya Regedit yazıp tamam dicez..Daha sonra karşımıza çıkan yerden HKEY_LOCAL_MACHİNE ye tıklıycaz ve ordan SOFTWARE ye tıklıycaz ve 0rda Knight ı buLup 2 kere tıklıycaz ve sağ taraftaki boş olan alana sağ tuş tıklayıp yeni/dize değeri diyicez ve dize değerinin ismini EXE yazıcaz ve tamam diyicez daha sonra oraya geLen EXE ye sağ tıklayıp değiştir diycez ve cıkan yere KnightOnLine.exe yazıp tamam diyicezDaha sonra yine aynı şekiLde sağ tuş tıklıyarak yeni dize değeri diycez ve ismini path yazıp kaydedicez..Daha sonra yine aynı şekiLde path ın üstüne sağ tıklayıp değiştir diyicez....cıkan yerede Knightınız nereye kaydediLmiş ise onu yazıcaz//Örneğin// benimkisi C:\Program Files\KnightOnline diye kayıtlı sizinde nerde ise aynısını yazıcaksınız ve tamam diyceksiniz ve oyunu kurabiLirsinizC:\Program Files\Knight Online buraya D de İse D:\Program Files\Knight Online ' Nin icine ''Marodon_auto patch 1505 '' Setupunu atalım sonra Onu Kuralımkurtudan sonra:Dosyadakı Knight OnLine a cift tıklayalımsonra launchera tıklayıp girin..

Knight Online

Merhaba Knight Online Oyunculari,Knight Online icin yeni bir yama yayinlanmis bulunuyor. Bu yama oyun tarafindan otomatik olarak kurulamadigi icin manuel olarak yuklemeniz gerekmektedir. Sunucularimizdaki bakim calismasinin henuz tamamlanmadigini tekrar hatirlatir, bu yamayi size kolaylik olsun diye onceden duyurdugumuzu bilmenizi isteriz. Gosterdiginiz sabir icin tesekkurler!-Knight Online EkibiYamayi Kurmak Icin Yapmaniz Gerekenler: 2 farkli yukleme metodundan birini secebilirsiniz. Pando ile yuklemekBu islemi gerceklestirmek icin once Pando programini yuklemeniz istenicektir. Bu ufak program kurulduktan sonra lutfen yukaridaki baglantiya tekrar tiklayarak yamayi indirin. Yamanin yuklenmesi tamamlandiktan sonra Pando programinda yer alan "open" tusuna basarak dosyanin indirildigi klasore gidin ve "AutoPatch_1505" ikonuna cift tiklayin. Masaustunuzde yer alan Knight Online ikonuna cift tiklayarak baglanti penceresini acin. Sunucular tekrar hizmete acildiktan sonra bu pencereyi tekrar calistirmaniz ve oyunu yeniden baslatmaniz gerekicektir. GameDaily ile yuklemek"Download this file" yazan tusa tiklayarak yamayi bilgisayariniza indirin. Bu islem tamamlandiktan sonra dosyanin indirildigi klasore gidin ve "AutoPatch_1505" ikonuna cift tiklayin. Masaustunuzde yer alan Knight Online ikonuna cift tiklayarak baglanti penceresini acin. Sunucular tekrar hizmete acildiktan sonra bu pencereyi tekrar calistirmaniz ve oyunu yeniden baslatmaniz gerekicektir.Çözüm1-Bulunan KnightOnline ı kaldırın.Ayrıca Program Files/Knight Online İçindeki Dosyaları Elle Silin..2-Ardından KnightOnlineSetup1454.exe yi tekrar kurun ardından 1505 patchi kurun..(diğer kurulumlarla aynı adımları uygulayın)

2 Ekim 2007 Salı

KNIGHT ONLINE

Bir oyun düsünün ki milyonlarca oyuncusu olmasina ragmen oyuncularinin %70'ini Türkler olustursun. Bir oyun düsünün ki oyuncularini saatler boyu bilgisayar basina çivilesin. Fazla söze gerek yok. Evet, Knight Online dan bahsediyoruz. 2 senedir Türkiyede firtina gibi esiyor Knight Online. Insanlarla Orclarin bitmek bilmeyen savasi...

knightonline tarihçesi

KNIGHT ONLİNE'IN HİKAYESİ
Giriş : Carnac DünyasıMilenya dönemi öncesinde, zamansız enerjiler maddeleşmeye başladı ve kilden bir yapılanma oluşturarak, onu hayata geçirecek sihirli sözü bekleyerek uzayın sonsuz boşluğunda dalgalanmaya başladı.Bu yapılanmanın dış tarafındaki, küçücük bir güç yumağı çözüldü ve tek başına bilinç kazandı.Amaçsızca etrafta dolaşan bu kütle, çözülmeden sonra bir yıldız haline gelmişti; bilinçli Logos, hayat yaratmak için onu kendine aldı. Günlerce ona şekil verdi ve Canac’ı oluşturmak için derin vadiler, yüksek dağlar ve masmavi gökyüzü yaptı.49 gün içerisinde kayaları yararak akan su yarattı, vadileri onunla doldurdu ve okyanusları yarattı. Kısa sürede Carnac Turkuaz renkli mücevhere benzeyen görkemli bir dünyaya dönüştü. Her halükarda Logos fark etti ki, görkemli nehirler, okyanuslar ve göller canlı gibi hareket edebiliyordu fakat taşlar, kayalar, dağlar cansızdı.Logos, kil kümesinden kalan enerji ile, dağlara şekil vererek hayatı yarattı. Yarattığı balıkların suda yüzmesi çok hoşuna gitti ve ağaçlar onun favorisi olan nemli ortamı sağladı. Ve sonunda kendisine benzeyen insanlar yaratmak istedi ve çok fazla güçç harcayarak Carnac’ı onların ihtiyacına cevap verecek şekile getirdi ve daha sonra muhteşem nehirlerin kenarına insanlığı oluşturacak tohumlar bıraktı. Orada istedikleri herşeyi bulmakta başarılı olacaklardı.Bir süre için herşey yolundaydı. Logos artık hoşnut bir tanrıydı. Yarattıkları ise mutlu ve onlara bağışlanan topraklarda başarılıydı.Oysa çözülmenin başlangıcı çok yakındaydıHayalindeki insanlığı yaratmanın telaşı içerisinde bir parça kili kullanmayı unutmuştu. Unutulmuş kil parçası güzel bir şeye dönüştürülmeyi düşleyerek karanlık vadilerin kuytuluklarında asırlarca bekledi.Başlangıçta çok sabırlıydı.“Logos’un benim için özel planları olmalı” diye düşünüyordu. Belkide beni neye dönüştüreceğine henüz karar vermedi".Ancak her bilinçli varlık gibi onun da sabrı gün geçtikçe tükendi ve her tükenişte bir parça büyüdü. Dünyanın geniş çatısı altında, Logosunkinden çok farklı olmayan bir bilinç verilerek yaratılmıştı ve o kil parçası kendisinin de mevcut olan yaşamın içerisine katılmasını istiyordu. Unutulmuş olmanın verdiği öfke ile her geçen gün parça parça biraz daha büyüdü ve şekillenerek gelişti.Zaman içerisinde Logos unuttuğu o parçayı hatırladı ve kendisine çağırdı ancak çok geçti çünkü kendisini Patos olarak isimlendiren bağımsız bir varlık oluşmuştu. Bu bağımsız varlık kendisini Patos olarak isimlendirdi ve kendisinin hissettiği terk edilmişliği ve acıyı Logosun da yaşamasını istedi.Artık Logosa rakip olmuştu ancak Logosun dikkatlice yarattıklarının tam tersine içerisinde aşk, arzu ve merhamet duygularından yoksundu. Patos ilk intikam olarak Logosun ilk başlangıçta yarattığı doğal oluşumu değiştirdi.Patos’un bu ilk intikamı nedeni ile 4 mevsim, gece ve gündüz, yaşam ve ölüm gerçekleşti. Patos için bu yeterli değildi. Bir avuç dolusu kum alarak bunları içgüdü, his ve günah duyguları ile doldurarak Logos’un yarattığı dünyaya doğru savurdu ve savurduğu her bir zerre insanların içerisinde tohumlandı. Bunun sonucunda insanlar Logos’a yüz çevirerek ondan uzaklaşmaya başladı. Günahı, şehveti öğrendiler ve yok etme ve hükmetme duyguları ile doldular.Logos’un Patosu durduracak gücü kalmadıBölüm I : Kaosun başlangıcıPatosun dünyayı değiştirmesinden bir süre sonra, iki tanrı arasındaki bu oyun nedeniyle Logosun başta arzuladığının dışında ölüm ve yaşamın başlaması olumsuz bir ortam geliştirdi çünkü ölüm yokken Logosun yeni yaşamlar yaratmasına gerek yoktu. Bu Logosun yaratıcılığının, sonsuzluğunun ve görkeminin kabul edilmesiydi. Ancak bu gidişatın kötü bir şekilde değişmesi sonucunda, kaybolan hayatların yerine yenisinin getirilmesi gibi bir iş çıkmıştı. Halbuki Logos yaşamı yaratırken bunu kontrol altına almamıştı. O nedenle bütün bu görevleri yerine getirmesi için yeni bir tanrı, hayat Tanrıçası Akara’yı yarattı.Birbirinden iki farklı ve birbiri ile çekişen tanrı Logos ve Patos’un aksine, Akara sakin, kararlı ve yaşayan her canlı ile ilgilenen bir tanrıçaydı. Yaşlanıp yok olanların yerine yenilerinin gelmesini ve büyüyüp onların yerini almasını sağladı. Onların yeryüzünde yaşamaları gerektiğini anladı, gerçek yaratıcıları kendisi olmadığı ve yarattıkları kendisine saygı göstermediği halde onları sevmeyi öğrendi.Akara bu görevi üstlendikten bir süre sonra Logosun eski keder ve üzüntüsünden uzaklaştığını, yarattıkları üzerindeki sorumluluk ve görevlerini savsaklamaya başladığını fark etti. Halbuki yaratıcının rehberliği olmadan yaşamın başarılı olması mümkün görünmüyordu oysa Akara canlıları çok sevmişti. “Belkide” dedi kendi kendisine “Bunların hepsini kendi çocuklarım gibi benimsemeliyim.”Akaranın, Alın yazısı gibi bütün yaratıkların varlığını koruma niyeti karşısında Logos yarattıklarını tamamen kaybedeceği korkusuna kapıldı ve Akaraya, yaratıcı olarak kendi görev ve sorumluluklarını tekrar yerine getirmeye başlayacağına dair söz verdi. Tanrıça bu söz karşısında geçmişte yaşadığı zorluk ve sorunları unuttu. Logos tekrar her şeyle ilgilenmeye ve yaratıcı görevlerini yerine getirmeye başladı. Akara kendisini yardımcı dadı gibi hissetmesine rağmen, dünyadaki yaşamın devam ettirilmesi için üstlendiği rolün onurunu içinde hissediyordu.Fakat Logosun görevlerini yapmaya başlaması ile birlikte, Patos yeniden ortaya çıktı.Bu defa, Logosun rüzgarlarını ve ağaçlarını çok sevdiği, bulutlarına dokunduğu ve ilk yarattıklarından olan dağların yapısını bozmaya karar verdi.Carnac’ın çekirdeğindeki deliklerden alevleri çağırdı. Hapsedilmiş ateş, o güzelim dağların zirvesinden alevli kraterler açarak erimiş lavlar şeklinde yeryüzüne doğru püskürmeye başladı.Çok sevdiği dağlarının ve ormanlarının korkunç bir şekilde yok edilişi esnasında ,Logos lavların etrafını güçlü bir rüzgar ile çevirip soğutmak ve çevresinde yarıklar oluşturup içerisine hapsetmek için çok geç kalmıştı. Bütün ormanlar ve yerleşim yerleri yok oldu, nehirler kaynadı ve insanlar hayatlarını kaybetmeden önce korkudan donakaldılar.Kuşaklar sonra, akara yok edilen ormanların yerine yenilerini yeşertti. Hayvanlar yeniden yeryüzünde dolaşmaya, nehirler tekrar kaynaklarından akmaya başladı. Önceki atalarının başlarına neler geldiğini bilen insanlar da kayıplarını telafi ederek yeniden çoğaldılar. Sessiz dağlar sık, sık lavlar püskürtmeye devam ettiler ancak insanlar onu yeryüzündeki değişik bir güzellik olarak algılamaya başlamıştı.Halbuki onların çoğu bir dağın zirvesine çıkıp, Logosun daha önce yaptığı gibi oradan yeryüzüne bakıp dünyanın güzelliğini zirveden seyretmemişti.Buna karşılık Logos tekrar o umutsuzluğuna geri çekildi ve sanki kendisinin yarattığı dünya değilmiş gibi hiç ilgilenmedi. Bu defa Akara, Logosun sorumluluklarını kendi üzerine almaya karar verdi fakat Logosun bunu kendisine kolaylıkla vermeyeceğini de biliyordu. O nedenle yüreksiz Logos ve Bölücü Patos’tan dünyayı kurtarıp temizlemek için plan yaptı.Diğerlerinin bilmediği ve tanımadığı başka bir tanrı biliyordu. Tanrı Cypher’i. Cypher bilgisizin tekiydi ancak yok etme ve düzenbazlık tanrısıydı. Carnac’a bilinen veya bilinmeyen her türlü yok edici belanın gelmesine Cypher in yol açtığı inancı vardı. Aslında onun yokediciliğine, Patosun neden olduğu konusunda tarihciler çok tartışmıştır.Cypher’in ortaya çıkması konuşulmaya başlayınca, Logos temkinli davranarak Akaraya bu yeni tanrının kimliğini sordu.Akara dedi ki “Cypher’i bende tanımıyorum ancak tanrı olmadığı kesin ayrıca yaratıcılık gücü olmadığını da biliyorum. Yağmuru kara çeviremez, insana can veremez, rüzgarı estiremez. Onun tek yapabileceği dağları aşındırmak, karları buhara çevirmek ve canlılara darbe vurmak. Sadece yok etme, zarar verme gücü var ne daha fazla, ne daha az. Biz onu kullanarak gücünü Patostan kurtulmak için kullanabiliriz.”Bunu duyan Logos, dünyasının ilk yarattığı günlere döneceğinin hayali ile mutlu bir şekilde bu yeni tanrı Cypher’i aramaya giderken Tanrıçanın yüzündeki hafif gülümsemeyi fark etmedi bile.Logos, Cypheri bulduğunda düşündüğü gibi bir tanrı bulmadı, sanki azametin anti tezi gibi zayıf, bitkin, yıpranmış ve tükenmiş gibi duruyordu. Diğer tanrıların yapısından çok uzaktaydı. Buna rağmen Hayat Tanrıçasına hürmeten de olsa, Cypherden destek istemeye karar verdi.Ancak onun bilmediği şey, Akaranın ondan önce geldiği ve Cypher’e fırsatını bulduğu zaman atalarını yok etmesini istediği idi. “Önce Patosu öldürmelisin” demişti Akara, “Logos ise idealist ve zayıf, onu daha sonra boş bir zamanında öldürebilirsin”.Cypher hiç şeytanca düşünmeden saflıkla inanmıştı, hayatın yöneticisi Tanrıçaya.Patos ile karşılaşmasından önce, Logos, Patosun görmesini engellemek için Cypherin etrafını bulutlarla çevirerek ona ölümüllüğünü gizleyen çok güzel bir kılıç verdi ve Patosun hüküm sürdüğü derin vadiye doğru yola çıktılar.Vadinin tam ağzındaki büyük ağaçlarca oluşmuş ormana bakınca, değişikliğin tanrısının orada bulunduğuna dair en ufak bir tahmin bile yürütmek mümkün olamazdı. Ancak onlar iyice yanaştıklarında, Patos gölgelerden dışarıya çıktı. Elinde sağa sola savurduğu yeşil renkli, en iyi ağaçtan yapılma bir mızrak vardı. Mızrak sanki barış dolu yeşil ormanlardaki huzurun ve hayatın ışığını yansıtıyor gibiydi.Bu silahı sadece bir tek kişi yapabilirdi. O kişi ise diğerlerinin gelişini Patosa önceden haber veren kişiden başkası değildi. Tanrıça Akara. Gizli bir köşede Logos, Patos ve Cypherin kaçınılmaz sonlarının gelmesini sabırla bekliyordu.Savaş hızlı ve öfke doluydu. Cypher’ın yukarıda tuttuğu ışıltılı kılıç ile yaptığı atağı gören savaşçılar söyleyecek hiçbir söz bulamazdı. Patos sadece üst üste gelen darbelerden elindeki mızrak ile korunmaya çalışıyordu. Logos ise yalnızca önünde süregelen dövüşü seyrediyor ve Patos'un hak ettiği sonu bulması için dua ediyordu.Sonunda dövüş tanrıların savaşına dönüştü. Patos, güneşi kapatarak dünyayı karanlık hale getirdi. Cypher kendisini derin ve karanlık vadinin içerisinde kör olmuş gibi hissetti. Patos mızrağı ile saldırarak rakibinin omuzunda bir sıyrık açtı. Bunun üzerine öfkelenen yaralı tanrı yokedici gücünü vadinin üzerine yağdırdı. Kayalar alevlenerek yürümeye başladı ve Patos'u çepeçevre kuşattılar, Cypher kılıcını savurdu ve Patos’un sol elini kopardı. Patos acı içerisinde gökgürültüsü gibi haykırırken kanı dışarıya püskürüyordu.Cypher ve Logos zafer sevinci ile onu seyrederken birşeyler oldu. Patos ve Cypher'ın bedenleri değişmedi ama zihinleri yer değiştirdi. Sanki Patos, Cypher'ın bedeni içerisine girmişti ve Cypher de az önce ölümcül yara açtığı bedene hapsolmuş gibiydi.Acı içerisindeki Cypher'ın ruhu ölmeyi reddederek, refleks bir hareketle elindeki mızrağı kendisinden çalınan ve içine Patosun ruhunun girdiği bedene fırlattı. Cypher/Lord of Destruction tarafından fırlatılan bu mızrağı Patos savuşturamadı.Patos artık ölü vaziyette yerde uzanıyordu, Cypher'da neredeyse ona katılmak üzere idi. Zorlukla yerden doğruldu ve biraz önce kendi bedeni içerisindeki iken çağırdığı yok edici alevden taşların yanına giderek, kesik kolunu dağladı ve kanamayı durdurdu, daha sonra sahip olduğu güç ile kesik parçayı eski yerine koyduğunda, kolu sanki hiç kesilmemiş gibi oldu.Tamamen düzeldikten sonra yenilenen gücü ve enerjisi ile herkesin duyabileceği şekilde haykırdı.“Yeniden doğdum, benden korkun, artık rakipsizim”Bir güç gösterisi olarak vadiyi darmadağın ederek taş yığınlarından, taşa benzeyen ancak camdan bir anıt yarattı. Her yöne uzanan kesitleri ile anıt güzel değildi ancak muhteşem görünüyordu. İnsanlar anıtın yapımındaki mucizevi şekli görmek ve onun yapıcısı tanrı Cypher'a saygı göstermek için üşüştülerBölüm II : Pianna SavaşçılarıYıllar sonra insanlık altı büyük krallığa bölündü.. Çöllerin akıncıları Hellsgarem, Çelikten gemileri ve limanları ile Buegrant, Arrdeam'ın beyaz şehri, Muhteşem ormancıları ile Planisad Ticaretin merkezi Brisbia ve Batı sahilinde El Morad.Yaratılış, kırılgan bir seydi. Patos ve yeni Patos-Cypher mevcudiyeti arasında yaşananlardan sonra Carnacta kademe kademe değişiklikler olmaya başladı. Başlangıçtaki değişiklikler önemsizdi, çiçekler yavaşça soluyorlardı, mevsimler önceden tahmin edilemiyordu ve sular bazen paslanmış gibi kahverengiye dönüşüyordu.Bu tür ufak tefek şeyleri insanlar sadece gözlemliyordu ancak “Olay” diye ilan edecek bir durum yoktu.Bunları Cypher'da yapmıyordu zaten, o kendisi ile ilgili yeni konuları incelemekle meşguldü.Acaba Patos yeniden mi canlanmıştı?Bu defa Carnac’ın her yerinde tuhaf yaratıklar dolaşmaya başlamıştı. Başlangıçta bunları zarar verebilecek vahşi kurtlar, ayılar olarak düşündüler fakat değillerdi, değişik yaratıklardı ve yıllar geçtikçe değişiklikler büyüdü de büyüdü. Bazılarının taşa dönüştüğü görüldü, bunlardan kötüsü arkadaşlarına büyü yapılanlar oldu ve şimdi bildikleri ve anladıkları ölüm seviyesinin ötesinde canlanmış cesetler ortaya çıktı.Bu cehennemi yaratıklar sayıca öyle çoğaldılarki, insan şehirleri ve onların etrafına çevrilen yüksek kale duvarları ve surlar bile yaratıkları geri püskürtmeye yetersiz kalmaya başladı.Yiyecek stokları tükendiği için ilk yıkılan krallık Planised oldu. Kısa süre içerisinde Brisbia ve Arrdeam devrildi. Kanlı Barbarların krallığı Hellsgarem bile duvarların yıkılarak krallığın yok olmasını engelleyemedi. Canlı kurtulan azınlık, kendi krallıklarından sağ kurtulmayı başaran Buegrants’ların gemileri ile deniz üzerinden El Morad’a kaçtı.El Moradın yöneticisi Kral Manes, göçmenleri hiçbir ön yargı göstermeksizin kabul etti ve orduda görev almalarını sağladı. Henüz saldırı yaşamayan şehrin etrafını desteklemek ve kuvvetlendirmek için yeni siperler ve mazgallar inşa ettirdi. Saldırganlar gelmeden önce ihtiyaçlar temin edilerek stoklandı, silahlar güçlendirildi, zırhlar cilalandı. Eğer El Morad yıkılırsa, yeni düzen oluşturmak için, krallığa ve El Morada bağlı sadakatli siviller tespit edilerek kaçış yönleri ve planları hazrılandı.Olaylar öyle gelişmişti ki, El Morad artık insan neslinin en son kalesi durumuna gelmişti. Eğer o da yıkılırsa, insan soyunun yeniden türemesinin önü kesilmiş olacaktı.Çok geçmeden yaratıkların saldırıları başladı. Başlangıçtaki dağınık ve düzensiz ataklar, savunmacıların başarılı defansı sayesinde geri püskürtülüyordu ancak saldırılar her geçen gün artıyor ve sürekli yineleniyordu. Bu saldırılar yedi yıl boyunca sürdü. Kral Manes, yedi yıl boyunca halkının çektiği acı ve sıkıntılara karşı kör ve sağır duran tanrılara sürekli dua etti.Eğer ilk iki yıllık saldırılara alışan ve savaştaki tarz ve yöntemleri ile başarılı olan El Moradlılar, cesaret edip surların altında tüneller açarak dağların arasına giden yollar yapmasalardı, bu hikaye çok kısa sürecekti.Dağlara kazdıkları tüneller boyunca metal madenleri buldular ve bunlarla daha fazla silah yapıp, mevcut silahlarını geliştirdiler. Yiyecek büyük sorun olmaya başlamıştı ancak tünellerden dağların arasındaki ormana bant yaparak, ağaçları işlediler ve El Morada getirdiler, kazanılan arazide yeterince ürün ekip yetiştirmeyi başardılar.Üçüncü yılda, tecrübeli askerler bu yaratıkları avlayıp öldürmeye başladılar. Küçük gruplar halinde partiler oluşturarak, ana gurubun dışında gezinen nispeten zayıf yaratıklara arkadan saldırıyor ve öldürüyorlardı. Bu savaşçılar geri döndüklerinde birçok zafer ve macera hikayeleri de getiriyorlardı.Kısa süre içerisinde birbirinden bağımsız hareket eden bu partiler, kendi içlerinde organize oldular ve Pianna Şövalyeleri ortaya çıktı. El Morad'dan bağımsız yaşayan bu şövalyeler hayatlarını işlerine adamışlardı. Bazıları büyü sanatlarını ve güç vermeyi bile öğrendiler.Yedinci yılın son gününde, hiç beklenmedik tuhaf bir şey oldu. El Moradın her yanına kırmızı bir yağmur yağdı. Uzaktan koyu bir yeşil sis perdesi gittikçe yaklaşıyordu. Bir uyarı yankılandı ve yıllardan sonra ilk defa herkes kaçmak için kapılara koştu ve ilk defa bu kadar korkmuşlardı.Kral Manes, kendisini duyacak herhangi bir tanrı için yine dua ediyordu ve bu defa Cypher'ın görüntüsündeki Patos yanıt verdi.Manes “Uzun yıllardır sürekli sana yalvarıyorum, neden şimdiye kadar bekledin?” diye bağırdı.“Gerek yoktu” diye cevap geldi.“Hergün insanlarım ölüyor bundan daha gerekli ne olabilirdi ki?” dedi Manes.Yine “Gerek yoktu” yanıtı geldi.Kral kurtarıcıya yalvarması gerektiğine karar vererek “ Senin gücün var, sadece kullanman yeterli biz senin alçakgönüllü hizmetkarlarınız. Tam şimdi bizi kurtarabilirsin”“Bugün hizmetçilerin akıbeti yok artık. Sonun yaklaştığı anda kendimi göstermek istedim. İsteseydim gururlandığım bu yıkımı sahip olduğum güçle ta başlangıcında durdurabilirdim.”Kral öfke ile doğrularak kılıcını sesin geldiği yöne doğrulttu ve haykırdı “ Sen bir tanrı olabilirsin Cypher ancak kolayca yıkıp geçemeyeceksin. Eğer bize yardım etmeyeceksen, sende bizimle aynı sona katlanacaksın.”.Fakat Patos çoktan gitmişti bile."Konsül üyelerinden birisi, alnından akan teri silerken “ Yapabileceğimiz bir şeyler olmalı diyordu”.Onun hemen yanındaki diğer bir üye esnemesini gizlemeye çalışıyordu. Vakit öğleden sonra olmuştu. Lordlar ve liderler Cypher’ın göründüğü gece yarısından bu yana tartışıyorlardı.Bir Planisadian lordu ayağa kalkarak, yaklaşan koyu yeşil sisten kaçmak için yaptığı planı tekrarladı. Sisi keşfe gidenlerden hiçbiri dönmemişti ve ona göre koşulları yeniden değerlendirebilmek için öncelikle kaçıp uzaklaşmaları gerektiği idi. Sis hızla yaklaşıyordu ve herkesin kaçıp uzaklaşması günler alacaktı.“Hayır, kalacağız ve direneceğiz, sonrada Cypher’ı öldüreceğiz böylece her şey yoluna girecek” diye gürledi elleri ile okunu okşamakta olan yan taraftaki Erenion lideri, “Yeterince kaçtık”.Konsül gürültü ve yaygaraya boğuldu, daha önce de birçok uçuk öneriler getirenler olmuştu ancak böyle bir çözüm herkesi hayrete düşürmüştü.Birisi haykırdı “Sen delimisin? Cyhper bir tanrı. “ “Gerekirse burada kalacağız ancak Cypher'a karşı savaşmayacağız”Oda birden sessizliğe büründü. Kalmak ancak savaşmamak ? Sonra ne olacaktı ? Sadece ölüm ?Kral Manes sükunetle konuştu “ Pianna Şövalyelerini çağırın”.Bazıları Kralın aklını yitirdiğini düşündü, bazıları da aslında Cypher’ın kralla konuştuğuna inanmamaya başladı.Pianna Şövalyeleri bütün popülerlikleri ile kale kapısının önüne doğru at sürdüler. İşte herkesi koruyacak efsanevi kahramanlar buradaydı. Yeni dizayn edilmiş zırhları ve parlak silahları içerisinde, eski kahramanlık kitaplarından canlanıp gelmiş gibi görünüyorlardı. Hiç kimse onların kaybedeceğini düşünmüyordu.Yaklaşık ikiyüz güçlü asker, efsane haline gelen Camdan Abidenin bulunduğu yöne doğru Cypher'ı bulmak için at sürdüler. Önlerinde hiçbir rehber olmadan, insan yerleşimi kalmamış çılgın topraklarda at sürdüler. Ormanların içerlerinde önlerine çıkan her yaratığı öldürerek ilerlediler. İçlerinden tek bir tanesi bile kaçamadı. Gece karanlığında gelip zarar vermesinler diye uyku bile uyumadılar.Fakat bir gece aşırı bir yorgunluk dalgası hepsini kapladı ve derin bir uykuya daldılar.Rüyalarında bir vadinin kenarındaki bir alanda bir sürü insan gördüler. Başlangıçta insanların görünüşleri mutlu gibi geldi ancak yanlarına yaklaştıkça o insanların yüzündeki umutsuzluğu, yorgun bakışları ve ruhlarındaki mutsuzluğu gördüler. Halbuki rüyalarındaki bölge gayet huzurlu ve abidenin camından yansıyan gökkuşağını yansıtan ışıklar sayesinde apaydınlıktı. Tan yeri ağarırken gerçekler ortaya çıktı, Cypher’ın ini de oradaydı ve bütün o insanlar ona tapmaya gelmemişlerdi, onun esiri olmuşlardı. Abide ise, onların bilincini yutan siyah bir taşa benziyordu. Yapıya yaklaşınca kendilerini insanlara bakarken hissettiklerinden daha kötü hissettiler ve birden bir kol uzanarak görüşlerini kapattı.Rüya sona ermişti ancak gün doğana kadar yattıkları yerden kıpırdayamadılar.Gördükleri rüya yüzünden etkilenseler dahi, kararlarından en ufak bir eksilme olmadan ve kendilerini neyin beklediğini bilerek batıya doğru at sürmeye devam ettiler. Akıllarında ve kalplerindeki ayetten bir dua ile;Uzun süre UnutulmuşBiz senin çocuklarınızUzun süre Unutulmuş olsan dahiBizi Terk etmeDaha önce hiç hissetmedikleri gibi bir şevkle rüzgar gibi batıya doğru at sürmeye devam ettiler. Günlerce hiç durmadan ilerlediler, ne onlar nede atları açlık veya yorgunluk hissetmediler. Gözleri bir işaret yakalayana kadar hiç durmadılar.Elmas gibi ışıklar saçan Devasa bir Abide millerce ötede duruyordu. Daha önce gördükleri rüya bile onları böyle bir manzara ile karşılaşınca düştükleri hayrete hazırlamamıştı. Atlardan birinin kişneyerek bağırması, onları bu hayretten uyandırdı ve tekrar devam ettiler. Ertesi gün şafak vakti abideye ulaştılar ancak sanki önlerinde geçilemez bir bariyer vardı. Görünürde hiç bir şey yoktu ancak atlar görünmez bir çizgiden öteye gitmeyi reddediyorlardı. Binicileri aşağı inip çektikleri halde ilerlemeyi reddediyorlardı. Sonunda atları bırakarak ilerlemeye karar verdiler fakat onlar da ilerleyemediler. Öğlene kadar uğraşmalarına rağmen hiçbiri o görünmez engeli geçemedi fakat arazinin yapısı gittikçe değişiyordu.Ağaçlar ve çimenler kapanan zarflar gibi göz önünde katlanarak yok olmaya başladılar, zemin birden kurudu ve ve toprakta çatlaklar oluşmaya başladı ve birden çatlaklardan birisi genişçe bir yarığa dönüşerek şövalyeleri içine çekti.Birçoğu yaralandı, bazıları ise hayatını kaybetti fakat çoğu kurtuldu ve kurtulanlar kendilerini etrafında daha önce hiç karşılaşmadıkları türden yaratıkların çevirdiği büyük bir mağaranın ortasında buldular. Önlerindeki uzun ve kol yüksekliğindeki sarkıtların altında ise Cypher'ın ta kendisi duruyordu. Onu tanımıyorlardı ancak karşılaştıklarının kim olduğunu tahmin ediyorlardı.Bir baş hareketi ile, Pianna şövalyeleri her yana saldırdılar. Güç veren büyücülerini, sihirbazlarını ve yaralıları ortalarına alacak gibi bir halka oluşturdular. Savaşçılar dövüş sanatında ustaydılar ve 7 yıl boyunca hayvanlara karşı verdikleri onlarca savaşta sadece bir kardeşlerini kaybetmişlerdi fakat savaş alanındaki sayıdan daha azdılar ve göründüğü kadarı ile düşmanları yorulmak bilmeyecekti.Elliden daha az sayıya düştüklerinde, yaratıklar saldırmayı bıraktı ve geriye çekilerek Cypherin şövalyelere doğru ilerlemesine olanak sağladılar.Şövalyeler Cypher'ın gerçek yüzünü ilk defa gördüler. Devasa yapısı dışında yaşlı bir adama benziyordu. Rivayetlerdeki gibi acımasız bir savaşçı görüntüsünden çok uzaktaydı.”Hoşgeldiniz, Pianna Şövalyeleri, yorulmuş olmalısınız” diye alay ederek konuştu.Şövalyeler cevap vermek yerine kılıçlarını sıkıca tutarak seçtikleri hedeflere doğru kaldırdılar ve dosdoğru üzerlerine saldırdılar. Sihirbazlar onlara ateş ve yıldırım ile eşlik etti ve bu saldırının ödülü olarak birkaç yüz yaratığı öldürdüler.Cypher sadece yaratıklarının acımasızca öldürülüşünü seyretti.Şövalyeler çoğu adamlarını kaybettiler ancak her şey sona ermişti. Tek bir yaratık bile ayakta kalmamıştı. Mağaranın zemininde, kendi kanlarından oluşan bir gölde yatıyorlardı. Hemen Cypher'ın etrafını çevirdiler.Fakat bir tanrıyı basit büyüler ve fiziki güç ile yenmeyi düşünmek saf aptallık demekti. Cypher de bunu bildiği için sakin ve korkusuzdu.Hali hazırda, arkadaşlarının cesetleri kıpırdamaya başlamıştı. Yakında tekrar ayağa kalkacaklardı fakat karşısındaki kişi arkadaşımı veya kardeşimi anlayamayacaktı.İlk zombinin elleri kılıcı kavradığı anda, hayattaki şövalyelerin aklına birden o dua geldi. Sebebini bilmeden duayı haykırmaya başladılarBiz senin çocuklarınızUzun süre Unutulmuş olsa dahiBizi Terk etmeÖlen arkadaşları dirilip ayağa kalktıkça ve silahlandıkça, Pianna şövalyeleri daha önce hiç hissetmedikleri bir korkuya kapıldılar, buna rağmen haykırmaya devam ettiler.Biz senin çocuklarınızUzun süre unutulmuş olsan dahiBizi Terk etmeGittikçe güçlenen haykırdıkları bu cümleler mağara boyunca ilerledi ve tarih öncesi duvarlarda yankılanarak sarkıtları titretti. Daha fazla ayet döküldü ağızlarındanSeninle birlikte olan yine bizizSen bizi duyabilirsinYalvarışlarımızı duyCypher onların bu dualarını önemsemeden alayla izlerken, mağaranın tavanı sarsılmaya başladı ve tavandaki granitler kahramanlarmızın üzerine döküldü, birden fazlası düşen granitlerin altında ezildi. Onlar halen devam ediyordu.Bu bir son.Geri dönmek istiyoruzBizi evimize ulaştır.Şimsek gibi bir ışık cennetten fırladı. Logos, yaratıcı tanrı güçlü yayını çekti ve geçmişten bu güne söylenen uzun duaların verdiği enerji ile yüklü oku fırlattı. Ok yıldırım gibi bulutların arasından indi ve Cypher'ın omuzlarının üzerindeki mağaranın tavanını geçerek Cypher'a saplandı.Logos kutsamış olmasaydı, okun parlaklığından hepsi kör olacaklardı. Cypher yani Patos artık yoktu. Sadece ölmeden önceki zayıf final çığlığı titredi mağaranın içinde.Çok yumuşak, çok net ve sevgi dolu bir başka ses dedi ki.."Evinize hoşgeldiniz"Bölüm III : Bir Kez Daha DirilişCypher'ın yokedilmesinden sonra yeşil sis kayboldu ve sağ dönen Pianna Şövalyeleri, El Moradlılar tarafından kapıda büyük kutlama ve sevinç gösterileri ile karşılandılar. Onların kahramanlık öyküleri, pınardan akan sular gibi El Moradın her tarafına yayıldı ve tapınaklarda Logos’un heykelleri yükseldi. İnsanlık yeniden başarılı oldu ve gelişti.Zaman ilerledikçe tek bir kişi bile Cypher'ın yaptıklarını hatırlamaz oldu.Birçok kişi şehir duvarları dışına çıkarak yeni keşifler yaptı, insanlar mantar gibi çoğalarak yeni bölgelere yerleşti, El Moradın dışında bir çok köy, kasaba ve şehirler inşa edildi. Logos'un kutsadığı tarlalar ekildi ürünler biçildi.Ancak barış El Morad için sonsuza kadar sürecek değildi.Cpherin yokedilişinin üzerinden 20 yıl geçmişti ve El Morad insanlığın baş şehri olmuştu. Barış ve huzurun getirdiği başarılı ortam sayesinde güzel bulvarlar, muhteşem binalar ve karanlık dönemlerde hayatını kaybedenleri yaşatmak için, yenilenen ve genişletilen şehir surlarına isimleri yazıldı.Şehir etrafındaki birçok köy ve kasabada yaşayan bir takım kişiler bu zenginlikten haksız kazanç elde etmek için eşkiyalığa ve saldırılara başladılar. Birçok konvoy saldırıya uğradı ancak Kral Manes halen yaşarken bunlar çok fazla değildi.Kral Manesin uykusunda aniden ölümünden sonra yerine geçen oğlu Paul çok genç ve tecrübesizdi, ülkeyi güvenlik altında tutan Pianna Şövalyelerine kumanda etmekten acizdi ve o nedenle Konsülün lordlarının yetkilerini artırdı ancak lordların çerisinde ülkede daha çok söz sahibi olmak isteyenler vardı ve bunların bir kısmı baskınları yapan eşkiyalar ile işbirliği yaptılar. Bazıları vergilerin yükselmesine neden oldu ve bazıları da baskı yaparak orduyu dağıttılar.Ülkenin kötü durumundan mutlu olmayan ve konsülün kararlarına karşı çıkan klan liderleri idam edildi. Kargaşa ve düzensizlik ülkenin her yanını kapladı. Konvoylar daha çok saldırıya uğradı, maskeli katiller her yerde insanları öldürmeye başladı ve kadınlar kocalarının, oğullarının yanında tecavüze uğradı.El Moradın merkezinde kötülük yuvaları yapılanmaya başladı. Tüccarlar şehire giremez oldu, dükkanlar kapandı. İnsanlar günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz oldular. Yerleşik halkın çoğunluğu evlerini ve eşyalarını geride bırakarak kaçtılar. Çiftçiler tarlalarını ekemediler. Ürünlerini toplayamadılar.Huzur ve barışın yerini çok kısa sürede kötülük ve kargaşa aldı ve birçok çeşitli hastalık baş gösterdi.Bütün bu yıllar boyunca Paul ülkede neler olduğunu bilmeden, hizmetçileri ile sarayında yaşayarak geçirmişti. Her şeyin yolunda gittiğini zannediyordu. Konsülün ülkeyi iyi yönettiğini düşünüyor ve insanların arasına karışmaya gerek görmüyordu. Lordlar ona şehirde bir hastalık olduğunu ve doktorların tedavi ettiğini, Paul ün saraydan ayrılmasının tehlikeli olacağını söylemişlerdi.Dignar, ülkesine sadık klan lideri, konsüle karşı geldiği için öldürülemsine karar verilen klan lideri, canlı kurtulan az sayıdaki klan savaşcısı ile El Moradın 2 günlük mesafesinde saklanmıştı ve ülkede yaşananları üzüntü ile takip ediyordu. “Kral Paul artık 19 yaşında neden bunları durdurmuyor, acaba o da onlarla birliktemi” diye düşündü ve bunu araştırmaya karar verdi. Eşkıya kılığına girerek bir gece El Morada girdi ve saraya ulaştı.Paul'ün nerede olduğunu ararken, konsül üyesi lord Bero'nun söylediklerini dinledi “ Kralım konsül ülkeyi çok güzel yönetiyor, halk çok mutlu ancak pis taşralılardan tuhaf bir hastalık geldi, siz sarayda bir süre daha bulunun biz hastalık geçince size kutlama töreni yapacağız ve şenlikler düzenlenecek” .Dignar bir süre daha gizlendi ve Bero gider gitmez krala koşarak önünde diz çöktü. “Kralım Bero yalan söylüyor. Sarayın duvarlarına çıkın ve El Moradı seyredin” dedi.Paul bir merdiven yaptırarak sarayın duvarındaki surların üzerine çıktı ve gördüğü şey, pislik, yangın ve haydutların sarhoş naraları oldu.Dignara “seni öldürtecektim ama gördüğüm manzara korkunç, ülkeme ne oldu, bu hangi şehir, sanki başka bir yer, burası El Moradmı” dedi. Sonra Dignarı kolundan tutarak gel bana herşeyi anlat” diye saraya ***ürdü.Yaşlı klan lideri Manes'in ölümünden sonra yaşananları bir, bir anlattı.Paul başını ellerinin arasında tutarak ağlamaya başladı. Babasının sevgili şehri kaousun tam merkezi olmuştu. “Pianna Şövalyelerini yeniden göreve çağırın” dedi Dignar, “ben de klanımı ve bana uyan klanları toplayıp geleyim. Bütün umudumuz bu.”Genç kral, yaşlı klan liderini doğru bularak söylediklerini yapmaya karar verdi.Cypher'a karşı kazanılan zaferden sonra, kendilerine tahsis edilen arazide inşa edilmiş büyük kalenin içerisinde yaşayan Pianna Şövalyelerinin reisi Mutro idi. Kötülüğe karşı yapılan savaştan sonra geçen zamanda eski şövalyelerin hemen hepsi ölmüştü ve yaşlı Mutro reis seçilmişti. Dignarı tanıyordu, anlattıklarını dinledi ve şövalyelere doğru bağırdı.“Hepiniz ihtiyaç kalmayana veya ölene kadar , halkınıza hizmet etmek için hazır olun”. “Bu çağrıya kulak verecek misiniz?”.Şövalyelerden gürültülü bir onay bağırışı yükseldi.“O halde demirci ocakları yansın, zırhlarınızı parlatın, silahlarınızı bileyin ve yağlayın, atlarınızı ağıllarından çıkarın”Şehrin merkezinden alevler ve dumanlar yükseliyordu. Cansız bedenlerden akan kanların keskin kokusu yüzünden atları zaptetmek zorlaşmıştı. Konsüle bağlı askerler ve haydutlar başlangıçta çok direnmişlerdi ancak hemen hepsi yanlış tarafta bulunduğunu anlamadan can vermişti. Az sayıdaki haydut canlı esir alınmış, Logos’u ululamak için yaptırılan anıtın dibinde toplanmıştı.Dignar ve ona katılan üç klan lideri can verinceye kadar çarpışmışlardı ve Pianna şövalyelerinden geriye ise küçük bir gurup kurtulmuştu.Paul, anıtın merdivenlerinin en üstündeki rahipler için yaptırılmış adak taşının üzerine çıkarak, karşısındaki manzaraya baktı. Çocukluğunun tertemiz yolları, balkonlarından çeşitli çiçekler sarkan, sokaklarında çocukların neşe ile oyunlar oynadığı, mutlu ve güler yüzlü insanlar ile dolu El Moradı şimdi harabeye dönmüştü. Yaşanan iç savaşta ölenlerin cesetlerinden yayılan koku halen duruyordu. Kendisini dinlemeye hazırlanan yorgun, bitkin insanların yüzlerinde büyük bir keder okunuyordu.“El Moradın halkı” diye gür bir sesle başladı konuşmasına.“Bugün yıllar süren gaflet uykusundan uyanışımın ilk günü, sizi bu zalimlerin eline bırakmakla büyük bir hata etmişim” derken sol kolu ile anıtın yan tarafında, askerlerin arasında elleri ve ayaklarından zincirlenmiş konsül lordlarını işaret ediyordu.Devam etti “Ancak beni de kandırdılar. Zaten çocuktum bir şey anlamıyordum. Ülkemde her şey çok güzel sanıyordum. Bana hep öyle anlattılar. Beni bağışlayın, bundan sonra babamın yolunu takip edeceğime söz veriyorum. Logos şahidim olsun”.O ç****iz bitkin ve yorgun kalabalık sanki bir enerji dalgasının etkisine girmiş gibi canlandı ve yüzlerindeki bitkinlikten eser kalmadı, sevinçle haykırdılar “selam sana Kral, selam sana Logos”.Paul devam etti ve “bugünden itibaren vergileri düşürüyorum, artık tarlanızdaki ürünleri vergi diye vermeyeceksiniz. Evsizler El Morad surları dışında sahipsiz kalmış yerlerde kendilerine özgürce kulübeler inşa etsin, etrafını çevirsin, eksin biçsinler. Surların içerisinde evlerinden yerlerinden kovulanlar artık dönsün. Komşular el ele vererek evlerini tamir etsin. Sokakları, caddeleri temizlesin. Klanlar bir araya gelsinler ve ülkemizi haydutlardan, katillerden temizlesinler ve bugünden itibaren eski konsülleri görevlerinden aldım. Yerlerine sizin seçeceğiniz konsülleri koyacağım. Eski konsüller ülkemize ihanet ettikleri için en ağır şekilde cezalandırılacak.”Ertesi sabah kent merkezi tertemizdi, Kraliyet sarayına giden yolun başlangıcında yükselen bir platform yapılmıştı ve 12 konsül üyesi boyunlarında “suçlu” yazan tabelalar ile cezalarının bedelini ödemeyi bekliyordu. Şövalyelerin liderinin el hareketi ile bir görevli platformun üzerine çıkarak konsül lordlarının suçlarını halka duyurdu. Cellatlar sıra ile lordları yere yatırarak başlarını kütüklerin üzerine yatırdılar. 12 balta aynı anda kalktı ve güneşin ışıklarını yansıtarak hızla indi. Böylelikle uzun yıllardır süren iç savaşın bittiği ilan edilmişti.Paul’ü izleyen ve dinleyen sadece El Morad halkı değildi, Logos yüzünde bir tebessümle yarattığı insanların yeniden derlenip, toparlanmasından gayet hoşnuttu ancak oğulları ve kızlarının artık ilk yarattığı zamanki gibi saf ve temiz olamayacaklarını anlamıştı. Patos/Cypher’in uğursuz gölgeleri çocuklarının üzerinden asla yok olmayacaktı.İnsan ırkı yaşanan kargaşadan sonra yeniden birleşti ve normal hayatlarına dönmeye başladı. Fakat Patos’un unutulmuş laneti insanlar üzerindeki tuhaf etkisini bir kez daha göstermeye başladı ancak bu defa sebep olacağı değişiklik önceki nesillerin hiç rastlamadığı türdendiBölüm IV : Tuareklerin EfsanesiEl Morada, altı gün altı gece gemi yolculuğu ve bir gün, bir gece at sürümü mesafede, Karus diye adlandırılan geniş çölleri, yüksek dağları ve sayısız mağaraları ile tanınan bölgenin kuzeyindeki yüz kişiden biraz daha fazla sivilin yaşadığı küçük Breth köyünde bir kısım çocukların kaos döneminde köyde konaklayan klanlardan ve askerlerden yakalandıkları hastalıktan dolayı vücutlarının çeşitli yerlerinde oluşan bozukluklar nerede ise bütün vücutlarını kaplamıştı. Köyün doktorları ve şifacıları bu hastalığa çare bulamıyorlardı ve gençlerde de bu hastalık görünmeye başlamıştı.Hastalığın bulaştığı yerlerde deri sertleşiyor, yeşile yakın renge dönüşüyordu. Dişlerin ve kemiklerin yapısını da bozuyordu. Ağır hasta çocuklar, diğer çocuklar korkmasın diye evlerin mahzenlerinde, etraftaki mağaralarda tutuluyordu.Hastalığı durduramayan köyün ileri gelen klan başkanı, El Morad’a giderek Konsülden yardım istemeye karar verdi. Köylüler bu haberi sevinçle karşıladılar ve çocuklarını kurtarması için Logos’a daha fazla adak adadılar.Klan lideri konsül üyelerine konuyu açıkladığında, yaşlı bir konsül üyesi söze girerek ülkenin birçok yerinde bu hastalığın göründüğünü ancak henüz hekimlerin çare bulamadığını söyledi. Klan liderine köyüne dönmesini ve iyi haberi beklemesini tavsiye etti.Paul yaşlı lord sarayına geldiği zaman onu karşılamak için acele etmedi. İç barış sağlandıktan sonra bir çok konu ile uğraşmıştı ve aradan geçen 2 yıl içerisinde artık o çevik ve kararlı Kral rehavete kapılmıştı. Bir çok konuyu danışmanlarına havale ediyordu. Gençliğin verdiği enerjiyi partiler, eğlenceler düzenleyip sabahlara kadar eğlenerek harcıyordu. Bir gece öncesinde de böyle bir davet sabaha kadar sürmüştü ve uykusundan uyandırıldığı çok önemli konuyu kendisine getirdikleri için de kızgındı.Yaşlı konsül üyesi kendisini nerede ise azarlayan kralın tavrından mutsuz bir şekilde kaos döneminde baş gösteren fakat tedavi edilemediği için çoğalan hastalığı anlattı.İnsanlık nesli bir kez daha tehdit altındaydı ancak bu tehdit silahların, zırhların yenemeyeceği türdendi.Paul ülkesindeki insanların hastalığa yakalandıklarını iç savaş zamanında da duymuştu ancak bu konuda hiçbir şey yapmamıştı. Danışmanları birçok defa bunu dile getirmeye çalışmışlardı fakat o bunu basit bir hastalık diye düşünüyor ve hekimler çare bulur diyordu. Oysa şimdi duyduklarından korkmuştu. Ya bende hastalanırsam halkın arasına nasıl çıkarım. Nasıl davetler düzenlerim diye düşünmeye başlamıştı.Kralın çağrısı üzerine danışmanlar toplandı ve fikir yürütmeye başladılar. Ülkenin dört bir yanındaki hekimleri ve rahipleri toplayarak bu hastalığa şifa bulunması için çalışmalarına karar verdiler.Kralın sarayına bundan sonra hiç kimsenin giremeyeceğini, saraya girmesi gerekenlerin önce kontrolden geçirileceğini hastalık belirtisi taşıyanların derhal kovulacağını duyurdular.Böylece aradan 4 yıl daha geçti.Logos için yaptırılan yeni tapınaklar, hastalığa yakalananların adakları ile dolup taşıyordu. Hekimler ve Rahipler hiçbir başarı sağlayamamıştı. Kral artık sarayından hiç çıkmıyordu.El Morad surlarının içerisinde hastalık her geçen gün artıyordu. Konsülün kararı ile hangi sebepten olursa olsun ölenler surların bitişiğinde yaptırılan büyük odun fırınlarına atılarak yakılıyordu.Logos evlatlarına gelen bu bela nedeni ile kendisine yakaran binlerce rahibin çağrısını duyuyor ancak kendisinin de durduramadığı bu lanetli hastalık karşısında sessizce izlemekle yetiniyordu.Ey Logos duy bizi.Evlatlarını terk etmeUnutulmuşun lanetinden kurtarSen bizimlesin biz seninleHastalığa yakalananlara, sağlıklı olanlar tarafından yapılan saldırılar o kadar çoğalmıştı ki, hasta diye işaret edilen her insan diğerleri tarafından dövülüyor, işkence ediliyor, evlerinden, yuvalarından atılıyorlardı. Bu yüzden hastalığa yakalananlar yer altındaki büyük kanalizasyon kanallarına kaçıyor diğerlerinden kurtulmaya çalışıyorlardı.Kargaşa artınca konsülün lord’ları bir araya gelerek karar aldılar. El Moradın içerisinde ve yakın köylerinde bu belaya yakalananlar, Karus bölgesine sürgün edildiler. Bölgenin arazisi çok büyüktü ve El Morad bölgesinden ayıran büyük Carnac denizi nedeni ile geriye dönmeleri çok zordu.İnsanlık içerisinde bölünmenin başlangıcı.Zorla evlerinden köylerinden ailelerinden koparılarak yollara sürülen yedi binden fazla genç ve çocuk, klan savaşçıları ve şövalyelerin alt tabaka askerleri gözetiminde 2 hafta yürütüldü. Hastalıktan ölen olmadı ancak zorlu yürüyüşe dayanamayan bir çoğu öldü.Ey Logos duy bizi.Evlatlarını terk etmeUnutulmuşun lanetinden kurtarSen bizimlesin biz seninleKarus bölgesine ulaştıklarında geriye üç yüzden azı sağ kalmıştı. Bu kıyım katiller ve haydutların hüküm sürdüğü kaos döneminde bile yaşanmamıştı.Yıllardır bekledikleri “iyi haber” yerine, hastalığa yakalanmış ve çoğu ölmek üzere olan gençleri sevgi ile kabul eden Breth köyü sakinleri hastalığa yakalananların sadece dış görünüş formlarının değiştiğini biliyorlardı.Başlangıçta mahzenlerde, mağaralarda gözlerden uzak tuttukları çocuklar evlerine döneli çok olmuştu. İnsan formundan hiçbir değişiklik kaybetmemiş yaşlılar ile, görünüşü değişmiş çocukları ve onların çocukları bir arada huzur ile değirmenlerine ekinlerini götürüyor, hayvanlarını otlatıyor, su başlarında keyifli sohbetler ediyorlardı.Yeni gelen bu zavallı sürülmüşleri de aralarına aldılar. Hepimizi Logos yarattı diyordu köyün en bilgesi. Lanete uğratılmışları da.Hastalığın iyileştirilmesi için yıllardır uğraşan hekimler ve şifacılar birçok ilaç geliştirmişti. Bunlar lanetli hastalığı yok etmemişti ancak hastaları güçlendirmiş, geliştirmişti. Bu güçlü nesil için tarlaları ekmek ve biçmek, yetiştirdikleri hayvanları idare etmek çok kolay oluyordu.Zaman içerisinde birbirleri ile evlenen hastalığa uğramış gençlerin çocukları sokaklarda dolaşmaya başladığında Breth artık büyük bir kasabaydı.Bu yeni nesil ırk anne ve babalarından daha güçlüydü. Aralarından bir kısmı, hayvancılık veya çiftçilik yapmak istemediklerinden, geniş Karus topraklarında avlanmaya, Patos’un meydana getirdiği yaratıkların soylarından kalanları avlamaya başladılar.Karuslular bu savaşçı ırka Tuarekler demeye başladı.Dövüşmekte çok büyük maharetler ve tecrübeler kazandılar. Büyüklerinin geleneklerinden gelme alışkanlıkla, küçük savaşçı grupları bir araya gelerek Klanlar oluşturdular. Sayıca küçük klanlar gözcülük yaparken, büyük klanlar birleşerek yaratıklara saldırıyor ve her defasında başarılı oluyorlardı.Böylece Brethin dışında da yaratıkların saldırısından korkmadan yaşanabilecek bölgeler oluştu. Buralara aileler yerleşti Bellua ve Linate. Bu iki kasabanın arasında da Tuarek’lerin mola verdiği Roan Kamp.Breth artık Karus bölgesinin merkez şehri olmuştu. Klan liderleri ve şehrin ileri gelenleri haftada bir toplanıyor, ortaklaşa kararlar alarak uyguluyorlardı.Bir süre sonra bazıları denizin karşı yakasını merak ederek oraya geçmek istediklerinde, idareciler buna karşı çıktılar. Karşı yakadaki eski akrabalarının onlara yaptıkları bir çoğu tarafından hatırlanıyordu ancak gençler inatçılıkla ısrar ediyorlardı. Bunun üzerine yöneticiler toplandı. Bir konsey oluşturdular ve karşı yakaya giderek eski bağlarını yeniden canlandırmak istediler.Yirmi kişilik heyet El Morad bölgesine geldiklerinde karşılaştıkları köylüler çığlıklar atarak kaçtı. Askerler ve savaşçılar geldi. İnsana benzeyen bu yeşil derili, iri yarı ve güçlü yaratıklardan daha önce hiç görmemişlerdi

kurallar

ArkadaşLar Şu an herkesin ağzında dolanan 17 Haziranda'ki server hakkında bir iki birşey yazmak istiyorum...1- Bu haber kulaktan doLma bir haberdir.2- Bu tarihte açıLacak diyenLerin hiç bir kanıtı yoktur.3- Eğerki Bu tarih'te server geLecek oLsaydı KO resmi sitesinde açıkLanırdı.Ve Bizde Bu duyuruyu TürkçeLeştirip sizLere biLdirirdik..Bu yüzden:"Yeni Server'a geçecekLer.""Yeni Server'da XXXX Clanı." gibi konuLar kilitLenecektir..Konu saHipLeri konunun neden kilitLendiğini görmesi için konu bir süre eski yerinde duracaktır.Daha sonra Konu Çöp Kutusu'na taşınacaktır.Hepinize SaygıLar Sunarım..Bölüm İçi Kuralları1-) Forumda Hack Programı vermek Kesinlikle yasaktır.2-) Küfür etmek Kesinlikle Yasaktır.3-) Koxp,Kosp,Kohack,Dupe ve illegal yöntem ile ilgili Topicler açmak yasaktır.Açılan topicler kilitlenir.4-) Sorularınızı Sabit Başlığa Sorun Oradan Yardım Bekleyin. Bölümdeki Direk Açılan Sorular Kilitlenecektir.5-) Forumda arama yapmadan konu açmamaya özen gösterin.Eğer bulamadıysanız konunuzu açın.6-) Burası irc,msn ortamı değildir.Forumda birebir konuşmalara girmeyin.Forumda olduğunuzu unutmayın.7-) Açtığınız konularda; konu başlıkları içeriğini yansıtmalı,yansıtmazsa konunuz kilitlenir.8-) Flood,reklam yapmak;Viruslu link vermek kesinlikle yasaktır.Flood,Reklam yapan,Viruslu link veren uyarilmadan banlanır.9-) Acil müdahale gerektiğini düşündünüz durumlarda bölüm Moderatörlerine veya Online olan yöneticiye özel mesaj atınız.10-) Clan arıyorum, Clanıma adam arıyorum, beni kasmak isteyen varmı vb.tarzı konular açmak yasaktır.11-) İçeriği asılsız olan,gerçeklik payı olmayan kargaşaya sebebiyet verecek topicler açmak yasaktır.12-) "ID" ve "password" vermek ve istemek kesinlikle yasaktır.

görevler

QuestlerLevel 1-10 Arası : New Warrior's Weapon Wormları öldürerek 5 adet Silk Bundle topluyor ve bunları Moradon'da Proconsul(304,354)'e veriyorsunuz. O da size ucuz bir silah ile Hp ve Mp potion veriyor Level 1-10 Arası : Issac's Request Moradon'da Isaac'e (315.342) gidiyorsunuz. Size görevinizi veriyor. Başardığınızda bir kaç potion ve exp. Point alıyorsunuz. Level 1-10 Arası : Bandicoot Extermination Moradondaki Bandicoot'ları keserek 5 adet Teeth of Bandicoot toplayıp bunları Moradon'daki Captain Kunabarl'a(460,300) veriyorsunuz o da size 200 exp. Veriyor Level 10 Görevi : Specialty Skills Captain Kunabarl'a(460,300) gidiyorsunuz ve charınızın skill'lerini açtırıyorsunuz. Bu işlem için Kunabarl sizden 3000 coins alıyor. Level 15-35 Arası : Silan Quest Önce Moradon'da proconsul'e gidiyorsunuz ve Silan Quest'i seçiyorsunuz Ardından 5 Silan bones, 5 Iron Bar ve 50,000 coin toplayıp proconsul'e veriyorsunuz. O da size Silan Armor set yapıp veriyor. Iron Bar'ları Bulcan'lardan toplayabiliyorsunuz. Level 20-40 Arası : Gem of Bravery Captain Kunabarl'a gidiyorsunuz. Gem of Bravery'i seçiyorsunuz. Sizi "Blood Don"; ların olduğu bir yere gönderiyor. Bunları öldürerek 10 adet Gem of Bravery topluyorsunuz. Sonra Kunabarl amcaya onları verince 52,000 exp alıyorsunuz. Level 20-30 Arası : Relic Searcher Moradon'da Nashira'ya (280,400) gidiyorsunuz. Konuşmaya başlıyorsunuz. Size Moradon'daki Priest Veronica'dan Scroll Of Seal getirip getirmediğinizi soruyor. Sizde "getirmedim"; diyorsunuz. Hemen bir koşu Veronica'ya (400,370) koşuyorsunuz. Scroll of Seal'ı Veronicadan alıp Nashira'ya veriyorsunuz. O da size ödül olarak 100,000 Coin ve Opal veriyor. Level 20-30 Arası : Guard Trainee of Moradon Moradon'daki Guard Trainee (460,180) ye gidiyorsunuz. 3 Bulture horn veriyoruz. O da bize ödül olarak 5,000 exp. ve potion veriyor. Level 20-30 Arası : Trader Kim Trader Kim(350,320) e Bulture Horn, Fang of Wolfman ve Ork Talisman veriyoruz. O da bize 3,000 exp. Upgrade Scroll ve coin veriyor. Level 20-30 Arası : Veronica in Shrine of Life Priest Veronica'ya gidiyoruz. Bize "Nashira'dan Zignon's Will al ve bana getir"; diyor. Nashira'dan bunu alıp Veronica'ya veriyoruz. O da bize 10 Water of Grace, 10 Potion of Sagacity ve 3,000 exp. veriyor. Level 20-30 Arası : Guard Patrick [www.knigthempire.tr.gs]Moradon'da Guard Patrick'e (445,280) gidiyoruz. Görevi bitirince 5,000 exp ve 10.000 coin alıyorsunuz. Level 30-50 Arası : Reconnaissance Report Nation'unuzun Captain'ine gidiyorsunuz (Karus : Captain Fargo (345,1700) El Morad : Captain Falkwine (1705,330)) ve reconnaisance report'un ne olduğunu dinliyorsunuz. Captain'den Recconnaissance Order'i alıyorsunuz ve scout'a götürüyorsunuz. (Karus için 1880,1240; El Morad için 110,410) Buradaki arkadaştan Reconnaissance Report alıyoruz. İşte asıl olay bundan sonra başlıyor. 5 Reconnaissance Map'i diğer scout'ları keserek onlardan almak için kısa bir keşfe çıkıyoruz. Scoutları bulup keserek 5 Reconnaissance Map topladıktan sonra bunları Captain'e götürüyoruz. O da bize 368,000 exp. veriyor. (Bu quest düzgün çalışmıyor) Level 40 Görevi : Battlefield Captain Kunabarl'a gidiyorsunuz. Sizi goblinlerin olduğu arenaya ışınlıyor. Burada öldürdüğünüz her goblin size 5,000 exp. kazandırıyor. Öldüğünüzde %5 exp. kaybediyorsunuz. Ölerek level düşerseniz merak etmeyin. Göreve level 41 olana kadar devam edebiliyorsunuz. Level 41 olduğunuzda öldürdüğünüz goblinler size exp vermiyor. Level 39 veya daha aşşağıya düştüğünüzde arenadan çıkarsanız tekrar arenaya girmek için level 40 olmanız gerekiyor. Level 40 dahilindeyken bu arenaya dilediğiniz kadar girip çıkabilirsiniz. Level 50-65 Arası: Guardians of 7 Keys Nation'unuzun Captain'ine gidiyorsunuz (Karus : Captain Fargo (345,1700) El Morad : Captain Falkwine (1705,330)) Sizden 7 adet Key Guardian'ı sırasıyla gezmenizi ve onlardan anahtaarları toplayıp kendisine getirmenizi isteyecek. Bir nevi amelelik yaptırtacak. Çıkacaksınız keşfe. Karuslar Breth'te, El Morad'lar Piana'da arayacak. Dikkat etmeniz gereken konu anahtarları sırasıyla almanız gerekiyor. Anahtarcıları bulduğunuzda size sorular soracaklar. Çıkacaksınız keşfe. Karuslar Breth'te, El Anahtarcılar ve soruların cevapları şu şekilde : Anahtarcılar ve soruların cevapları şu şekilde : 1. Anahtarcı : Sentinel. Sorusunun cevabı : 1 2. Anahtarcı : Watcher. Sorusunun cevabı :1 3. Anahtarcı : Protector. Sorusunun cevabı : 2 4. Anahtarcı : Ranger. Sorusunun cevabı : 2 5. Anahtarcı : Patroller. Sorusunun cevabı : 1 6. Anahtarcı : Racon. Sorusunun cevabı : 2 7. Anahtarcı : Keeper. Sorusunun cevabı : 2 (Eğer bir anahtarcının sorusuna yanlış cevap verirseniz tüm anahtarcıları yeni baştan arayıp bulmanız gerekir.) Anahtarları toplayım Captain'e geri götürdüğünüzde size 14,500,000 exp. verir. Bu exp. level 50'den 51'e atlamanıza yetecektir.Level 60 Görevi : Master Specialty Skill (Warrior'lar için) Lobo Pendant, Lupus Pendant, Lycaon Pendant, 10 Crystal, 10 Opal, 10 Crude Sapphire alıyor ve Warrior Master Skaky'e veriyorsunuz. O da sizi master yapıyor. (Warrior master skaky Breth'de 270,1655, Piana'da 1700,380) Level 60 Görevi : Master Specialty Skill (Rogue'ler için) Tail of Shaula, Tail of Lesath, 10 Blood of Glyptodont, Fang of Bakirra, 10 Crystal, 10 Opal ve 10 Crude sapphire topluyor ve bunları Secret Aget Clarance'ye veriyorsunuz. (Karus için Bellua Village(1420,1290), El Morad için Asga(1090,1130)) O'da sizi master yapıyor... Level 60 Görevi : Master Specialty Skill ( Mage'ler için) [www.knigthempire.tr.gs]Kekuri Ring, 50 Gavolt Wings, Cursed Bone, Feather of Harpy Queen, 10 Blood of Glyptodont, 10 Crystal, 10 Opal ve 10 Crude Sapphire toplayıp bunları Arch Mage Drake'ye veriyorsunuz. (Karus için Linate, El Morad için Raiba) O da sizi master yapıyor... Level 60 Görevi : Master Specialty Skill (Priest'ler için) Holy Water of temple, 10 Crystal, 10 Opal, 10 Crude Sapphire ve 10,000,000 coins'i Priest Minerva'ya veriyorsunuz. O da sizi master yapıyor... Level 62 Görevi : Master Skill Quest (Warrior'lar için) Feather of Harpy, 30 Sapphire ve 5,000,000 Coin'i Warrior Master Skaky'e veriyorsunuz. O da size Scream Scroll veriyor. Level 62 Görevi : Master Skill Quest (Rogue'ler için) Kekury Ring, 30 Crystal ve 5,000,000 Coin'i Secret Agent Clarance'ye veriyorsunuz ve o da size Magic Shield Scroll veriyor Level 62 Görevi : Master Skill Quest (Mage'ler için) 3 Blessed Enchant Scroll (STR), 3 Blessed Enchant Scroll (HP), 3 Blessed Enchant Scroll (INT), 3 Blessed Enchant Scroll (MAGIC) ve 5,000,000 Coin'i Arch Mage Drake'ye veriyorsunuz. O da size Absolute Power Scroll veriyor. Level 62 Görevi : Master Skill Quest (Priest'ler için) 100 Zombie Eyes, 30 Opals ve 5,000,000 Coin'i Priest Minerva'ya veriyorsunuz. O da size Judgement Scroll veriyor. Level 54 Görevi : Thorn Magic (Mageler için) Arch Mage Drake ile Thorn Magic Quest hakkında konuşuyoruz. Bize 30 opaL , 30 cyrstaL , 30 da crude olup olmadığını soruyor. "Var"; dersek "aferim sana. Sen onları bana ver bende sana Thorn Magic Skill"; vereyim diyor. Bizde kabul ve teşekkür edip oradan ayrılıyoruz... Level 57 Görevi : Impact Magic (Mageler için) Arch Mage Drake ile Impact Magic Quest hakkında konuşuyoruz. Bize 5,000,000 ve Goblin Armor setimizin olup olmadığını soruyor. "Var"; dersek "aferim sana. Sen onları bana ver bende sana Impact Magic Skill"; vereyim diyor. Bizde kabul ve teşekkür edip oradan ayrılıyoruz... Level 15-60 Arası : Goblin Armor Moradon'da Proconsul ile konuşuyoruz. Bizden Goblin materyalleri istiyor. "Git goblin kes ve bana her goblin parçasından 5 adet getir ve işçilik paramı ver. Bende sana goblin hediye edeyim"; diyor. İşçilik parası şu şekilde : Top : 100,000 Coins Pad : 80,000 Coins Helmet : 50,000 Coins Gauntlet : 40,000 Coins Boots : 30,000 Coins. Goblin parçalarını topluyor ve işçilik parasıyla birlikte proconsul abiye veriyoruz. O da bize yukarıda saydığım goblin parçalarından veriyor. Level 40 - 65 Arası : Armor of Destruction Bulcanları öldürüp Iron Bar ve Hell Hound'ları(El Morad:1870,106) Karus:200,570) öldürüp Talisman of Destruction alıyoruz. Bunları 500,000 coin ile birlikte Procunsul'e veriyoruz.O da bizim için Armor of Destruction yapıyor.Ne için, ne gerekli? :Armor of Destruction : 7 Talisman of Destruction, 15 Iron Bar Pad of Destruction : 5 Talisman of Destruction, 12 Iron Bar Helmet of Destruction : 4 Talisman of Destruction, 9 Iron Bar Gauntlet of Destruction : 3 Talisman of Destruction, 6 Iron Bar Boot of Destruction : 3 Talisman of Destruction, 3 Iron Bar Level 30-65 Arası : Talia Skin 5 Talisman of Talia ve Pauldron of Destruction için Crystal alıyoruz. Talisman of Talia'ları Haunga'lardan bulabiliriz. (El Morad : 1960,1930, Karus : 950,150) Talia Skins'in güçlü defans özelliği ve damagesi vardır. Ancak repair edilemez.

bölgeler

1. Cyphers Power = Power to make things dissapear2. Patos = God of Transformation3. Contents of Box = Cyphers Head4. Son of El Morad's Emperor = Zignon5. Did Logos create Humans? = No6. Who was born first? = Logos7. Which Mountain did they cross? = Iskanz Mountain================================================== ==============1st key Sentinel of the keyElmorad:======1313,520 elmorad kalesinin yanında670,189 eslant gate1675,1007 smildonların yanı962,353 eslant gate in sağındaKarus:====Recon (941.1661)GraveYard (1033.1386)Eslant Gate (1374.1847)Tyon farm (389.1174)================================================== ==============2nd Key Watcher of the keyElmorad:======1631,1042 smildonların yanı1125,1805 kalluga gate954,1357 raon camp ve kalluga valleynin arasındaki kule782,665 Sheriff - HaungaKarus:====Tyon farm (389.1174)Trolls (1282.316)Lamias (801.530)Raon House (933.973)================================================== ==============3rd Key Protector of the keyElmorad:======1773,1161 saber toothların yanı1110,865 dts ash skeletonların mekanının girişi1105,681 mezarlıkta nameless warriorun yanında340,1670 raibaKarus:====Linate-South (1680.611)UrukTrons (1543.332)(1585.281)Harpies (1682.1240)PumpkinFarm (1508.1598)================================================== ==============4th key Ranger of the KeyElmorad:======1666,892 farmer ın yanında tyon çiftliğinde605,1230 deruvishlerin mekanı1603,539 el morad kalesinin yanında950,380 eslant gateKarus:====Bellua (386.692)Kalluga Gate (953.168)DTS (826.677)Hell Hounds (216.492)================================================== ==============5th key Patroller of the KeyElmorad:======1231,549 scorpion mekanı305,1252 raiba nın içinde1606,994 smilodonların mekanındaki kulede560.825 raiba harpy mekanıKarus:====Haungas (1343.1352)Apes (307.1272)Deruvishes (1527.902)Linate (1735.833)================================================== ==============6th key Recon of the KeyElmorad:======1660,1330 asga nın içinde1737,1543 goblin köyünün yanında1100.1800 kalluga valleyKarus:====Linate-South (1676.603)Goblins (377.215)UrukTrons (1543.332)(1585.281)Treants (1071.336)================================================== ==============7th key Keeper of the KeyElmorad:======317,1683 raiba nın yanında1592,410 el morad kalesinde teleport gate in yanında657,674 raon camp1895.710 ape mekanıKarus:====DKs (1080.992)GrayOozy farm (699.1042)Scorpions (732.1356)NOT:2-4-6. anahtarları bulamayan arkadaşlar savaş zamanlarında tekrardan kontrol edin.savş zamanarında çıktıklarına dair bi duyum aldım bakmaktan zarar gelmez.İşte harita...

magician'lar

Türkçesi:BÜYÜCÜPaper ve Pet Mage Nedir? Statları Nasıl Verilmelidir?Paper Mage: Karakter ilk açıldıgından beri sadece Magic Power (MP) verirler. INT e hiç vermezler. Bunun amacı çok daha fazla damage verebilmektir. Amaçları fazla damage oldugundan daha çok Flame alanına yönelirler. Yan büyü olarakta Düşmanını Yavaşlatmak Amacı ile Glacier en etkili yan büyüsüdür. Armor olarak üstlerine goblin set giyerler. INTleri olamadıgı için iyi bir staff tutamazlar. Daha çok Wizard yada Red Eye Staff Kullanırlar. Takılarını Full MP olarak tercih ederler. Bir Rogue'a karşı fazla dayanamazlar ama partyler yada toplu savaşlar en çok tercih edilen mage türüdür. Pet Mage: Karakter açıldıgında ilk 10 statı INT olarak seçerler. Orantılı olarak INT ve MP ye verirler. Ornegin: 2 INT 1 MP INT 160 oldugunda geri kalan bütün Stat pointleri Mp ye verirler. Belirli Bir speciality yoktur. Daha çok damage vermek için Flame, Adamı yavaşlatıp az damage ile öldürmek için glacier, adamı durdurup çok daha yavaş öldürmek için lighting, pet mageler için önerilen speciality Glacier/lighting. Statları ayarlı verildiği sürece her türlü armor ve silah tutabilirler.

priest'ler

Türkçesi:RAHİPKnight Online oyununda 2 tane ırk, 4 tane karakter vardır.Karakterlerden en sevdiğim olan rahipler (Priests) hakkında bu forumdave başka yerlerden edindiğim bilgileri düzenleyip koymaya çalıştım.Buradaki yazıların çoğunu forumdan kes yapıştır yoluyla aldım (umarım bana kızmazlar)amacım bulabildiğim bütün bilgileri tek bir yerde birleştirmekti.Eksiğim yada yanlışım olursa lütfen düzeltin.Oyunda iki ırk olduğunu söylemiştim,ikisinde de rahip vardır ve rahiplerin özellikleri aynıdır, sadece isimleri farklıdır.El morad (İnsan) ırkındaki rahibin ismi Cleric;Karus (Ork) ırkındaki rahibin ismi Shaman’dır.El morad ırkından rahip olabilmek için erkek(Male) yada kadın(Female);Karus ırkından rahip olabilmek için Tuarek yada Puri Tuarekseçeneklerinden birini seçebilirsiniz.Rahipler ne işe yarar;Yaptıkları iyileştirme büyüsü ile can puanını ( HP = Hit Point ) arttırabilir,onların yeteneklerini yükseltebilir, arkadaşlarının hastalıklarınıve lanetlerini iyileştirebilir veya düşmana lanet edebilir.Her yerde ihtiyaç olan bir karakterdir.Cleric’lerin ve Shaman’ların özellikleri aynıdır fakat isimleri farklıdır:Aura = EcstasyHeal = HealHolly Spirit = TalismanHer level (seviye) atladığınızda 2 tane özellik puanı (skill points) vermeye hak kazanırsınız.Verdiğiniz özellik puanları sizin kendi level’inizin üzerine çıkamaz,en az bir tane yan özellik seçmeniz gerekmektedir.(level 18’ de özellik puanlarının leveli ile karakterin leveli eşitlenir)Rahipler stat puanlarını INT(inteligence=zeka) ve STR(strength=kuvvet) e verirlerHer level atladığınızda 3 stat puanı vermeye hak kazanırsınızbunları istediğiniz yere verebilirsiniz(DEX, MP ve HP) fakat bunlara puan vermek sizin fazla işinize yaramaz.Zaten karakter kağıdınızda INT ve STR mavi yazıyla kendini öbürlerinden ayırırlar.Diğer karakterlerde olduğu gibi rahipler de özelliklerininereye vermek istedikleri konusunda çok düşünürler.Tabi ki oyunda stat puanlarını yada skill puanlarını para (altın = coins) karşılığındatekrar değiştirebilirsiniz fakat level’iniz arttıkça maliyeti de artar.Bu yüzden oyuna başlamadan önce karar vermeniz gereken şeylerin başındanasıl bir karakteri yönlendirmek istediğinizdir.Saldırı ağırlıklı mı, savunma ağırlıklı mı, yoksa iyileştirme ağırlıklı mı?Bu sorulara yanıt verdikten sonra karakterimizi yapılandırmaya başlayalım;Rahiplerin zırh giyebilmeleri yada silah tutabilmeleri içinstat puanlarını INT ve STR ‘ye vermeleri gerekmektedir,tabi bazıları da birkaç puan HP ‘ye veriyorlar ama bence gerek yok.STAT PUANLARI NE İŞE YARAR:INT: zeka (inteligence), buna puan verdiğinizde;- Mana Puanınız (MP) artacaktır, ayaktayken yada otururken Mana Puanınız daha hızlı dolar,- Mana puanınız sonuna kadar doluyken bitmesi zaman alır, daha az Büyü İksiri (mana potion) içersiniz.- Ayrıca Rahiplerin zırhlarını giyebilmeleri için ve rahip topuzu (priest mace) kullanmaları için gereklidir.STR: güç, kuvvet, dayanıklılık (strength), buna puan verdiğinizde;- Fiziksel saldırı yaptığınızda karşınızdakine daha çok zarar (damage) verebilirsiniz.- Ayrıca daha çok ağırlık kaldırmanıza yarar (sırt çantanızda daha çok şey taşıyabilirsiniz (iksirler ağır oluyor)).- Rahip zırhlarını giyebilmek ve rahip topuzunu kullanabilmek için gerekli.Şimdi sıkı durun, asıl güzel yere geliyorum,- STR ile savaşçıların kullanabildiği tüm silah ve kalkanları tutabilir ve kullanabilirsiniz.- Fakat level 60 oluncaya kadar, topuz (mace) sınıfından silah kullanmazsanız karşı tarafa %50 daha az zarar verirsiniz.- Level 60’tan sonra sword (kılıç) sınıfından silah kullanırsanız karşınızdakine ekstra zarar verebilirsiniz.Takılar, Silahlar ve Zırhlardaki Stat Ekstraları (Bonusları):Bu ekstralar sizin zırh giymenizi yada silah/kalkan tutabilmenizi etkilemez.STR: Karşınızdaki kişiye daha çok zarar vermenizi sağlar ve taşıma kapasitenizi arttırır.INT: Mana kapasitenizi arttırır, mananız daha çabuk dolar.HP: Can puan kapasitenizi arttırır, can puanınız daha hızlı dolar (sadece otururken)DEX: Daha hızlı koşabilmenizi sağlar (bence gereksiz)MP: Büyü saldırılarınızda karşı tarafa verdiğiniz zararı arttırır(basic skilllerdeki Brightness büyüsü için yararlı olabilir,ne kadar yararlı olduğu tartışmasızdır) (bence gereksiz)HIT POINT (can puanı): can puanınızı arttırır. (yararlıdır)MANA POINT (büyü puanı): büyü puanınızı arttırır. (yararlıdır)Saldırı amaçlıysanız STR,savunma amaçlı iseniz HP,iyileştirme amaçlıysanız INTekstralı takılar kullanmak sizin için yararlı olacaktır.Hiçbir karakter başka bir karakterin zırhını giyemez fakat bazı silahları kullanabilir.Oyun esnasında kimin ne karakterde olduğunu zırhlarına bakarak anlayabilirsiniz.NOT: Sadece Karus ırkındaki Puri Tuarekler’ in giydikleri zırhlar görünmüyor. Fakat onlar sadece rahip olabiliyorlar.NOT: Tüm karakterlerin zırhları 6 seviyedir fakat bazı görevleri yaparakdaha değişik zırhlar da giyebilirsiniz.Bunlar; Silah Armor, Goblin Armor, Talia Skin, Armor of Destruction’ dır.Rahipler kullandıkları birinci özelliklerine göre değişik isimler alırlar;BUFFER: (Aura/Heal) yada (Aura/Holly Spirit)- Partinizdekilerin, can puanlarını (HP) yükseltebilir, Defanslarını (AC) arttırabilir,Zehire, Lanete ve Büyüye karşı bir dirençlerini (Resistance) arttırabilirsiniz.- Buradaki ana amaç Buff yapılan kişinin etrafına görünmez bir “Aura” ile kaplamaktır.- Parti dışındakilere can arttırma (HP BUFF) dışındaki tüm BUFF büyülerini yapabilirsiniz.RESSER: (Holly Spirit/Heal) yada (Holly Spirit/Aura)- Üzerinde Hayat Taşı (Life Stone) olan birisi öldüğünde onu tekrar diriltirböylece kaybettiği deneyim (exp = experience) puanlarının bir bölümünügeri verebilirsiniz (Resurrection = Diriltme).- Düşmana çeşitli lanet büyüleri yaparak onun can puanını,mana puanını, defansını, saldırı gücünü azaltabilirsiniz.- Bir bakıma BUFFER’in tam tersi olduğu için DEBUFFER da denilebilir.Biz Türkler s harfi yerine z harfini kullanmayı çok sevdiğimiz içinbazı yerlerde REZZER olarak da karşılaşabilirsiniz.RESSER kelimesi Resurrection (diriltme) kelimesinden türetilmiştir.HEALER: (Heal/Aura) yada (Heal/Holly Spirit)- Herkesi iyileştirebilir, üzerlerindeki lanetleri kaldırabilir,yaptığı bir büyü sayesinde 20 saniye boyunca büyü yaptığı kişiyi azar azar iyileştirebilirsiniz.- Partinizdeki kişiler çok daha az can iksiri (healing potion) içerler.- Levelinize göre kendiniz can iksiri yapıp kullanabilirsiniz yada satabilirsiniz.RAHİP TÜRLERİ:1. TÜR: Saldırı amaçlı rahipler:Oyuna başladığınız andan itibaren bütün stat puanlarını STR’ ye verebilirsiniz.Buradaki amaç düşmana birkaç vuruşta elemine etmektir.Giyeceğiniz zırh türü rahiplerin en düşük korumalı zırhları (1. seviye zırhlar) olur.INT’ inize bağlı olarak bu zırhların kalitesini yükseltip (upgrade ederek)daha iyi korunma sağlayabilirsiniz.Tutacağınız savaşçı silahları ve kalkanlar ile düşmanı daha rahat elemine edebilirsiniz. Genellikle ön planda olursunuz, tek başınıza gezebilirsiniz, çoğu kişi sizi görünce kaçar.2. TÜR: Savunma amaçlı rahipler:Oyuna başladığınız anda puanları STR’ ye verirsiniz.Daha sonra giyeceğiniz zırha göre STR ve INT olarak puanları vermeye devam edersiniz.INT daha önceliklidir. Fakat yinede rahip topuzu ve kalkan kullanabilirsiniz.Puanlarınıza uygun olan bütün rahip zırhlarını giyebilirsiniz, böylece savunmanız artar, çok zor ölürsünüz. Sizin için bazıları “ölümsüz” bile diyebilir.Tek başına gezebilirsiniz fakat karşılaştığınız düşmanı elemine etmeniz baya zaman alır.Partilerin tartışılmaz parçası olursunuz.3. TÜR: İyileştirme amaçlı rahipler:Oyuna başladığınız andan itibaren bütün puanları INT’ e verirsiniz.1. ve 2. seviye zırh giyip onların kalitesi yükseltebilirsiniz.Amacınız partinizdeki kişilerin ölmemesini sağlamaktır.Mana puanınız kolay kolay bitmez. Tek başına fazla şansınız yoktur.Kolay ölürsünüz. Hep arka planda kalırsınız. Biraz sıkıcı bir iştir.Bu 3 türe göre hangi özellikleri seçeceğiz;1. Tür için en uygunu RESSER olmaktır,düşmana fiziksel saldırılar yapmadan önce moralman çökertirsiniz.Kolay parti bulmak için (Holly Spirit/Heal) olabilirsiniz.Tek başınıza kasmak isterseniz (Holly Spirit/Aura) kasabilirsiniz.2. Tür için en uygunu BUFFER olmaktır, arkadaşlarınızın (ve kendinizin)savunmalarını arttırıp kolay ölmemenizi sağlayabilirsiniz.Genellikle özellik puanlarını (Aura/Heal)’a verebilirsiniz.Arttırdığınız can puanını iyileştirebilirsiniz.(Aura/Hollt Spirit) ile de tek başınıza saldırı yaptığınızdakarşınızdakini daha rahat elemine edebilirsiniz.3. Tür için en uygunu HEALER olmaktır,partinizdeki kişileri devamlı iyileştirirsiniz,lanetleri (can azaltma büyülerini) kaldırabilirsiniz.(Heal/Aura) daha çok kullanılır, (Heal/Holly Spirit) fazla kullanılmaz.NOT: 3. Tür rahipler karambol anında hemen öldükleri için fazla kullanılmaz.Daha çok 1. ve 2. tür rahipler kullanılır.Bunların arasında 2. tür rahiplerINT’ e daha az puan verip geri kalanını STR’ ye veripsavunmalarını azaltıp saldırı güçlerini arttırabilirler.Yani 1. ve 2. türün ortası.Tabi ki de hangi tür rahip olursanız olun istediğiniz özelliği seçebilirsiniz.İstediğiniz zaman para karşılığı ile değiştirebilirsiniz.Kolay level atlamak için ilk başta BUFFER olabilirsiniz.1. tür rahip olan (stat puanlarını STR’ ye veren) ve BUFFER olan çok kişi tanıyorum. Ulaşmak istediğiniz level’e gelip tekrar özelliklerinizi değiştirebilirsiniz.HEALER olmak için illa 3. tür olmaya gerek yoktur daha çok 2. türlerin tercihidir.CAN İKSİRİ NASIL YAPILIR:Sundries’ ten ve İksir satılan yerden aşağıda gerekli olan eşyaları alıp, şehrinizdeki GREAT PRIEST’ e götürüp onlara verirseniz onlarda size can iksirleri verirler.El Morad için; Great Priest Helena. Karus için; Great Priest Murka.HEAL özelliğine 30 puan verirseniz10 Holy Water + 10 Prayer of Life = 10 Water of Life (90 HP)HEAL özelliğine 40 puan verirseniz10 Holy Water + 10 Prayer of Love = 10 Water of Love (180 HP)HEAL özelliğine 50 puan verirseniz10 Holy Water + 10 Prayer of Grace = 10 Water of Grace (360 HP)HEAL özelliğine 60 puan verirseniz10 Holy Water + 10 Prayer of Favors = 10 Water of Favors (720 HP)Yapabilirsiniz.resser'lar stone of life karşılığında sizleri canlandırabilirler.Loved Resurrection (Level 33) kaybedilen exp puanının %60'ını geri verirölen kişinin çantasında en az 4 tane stone of life olmalıdır.Bu taşların 2 tanesi rahibin çantasına ödül olarak otomatikman gelir, 2 tanesi yok olur.Blessed Resurrection (Level 42) kaybedilen exp puanının %70'ını geri verirölen kişinin çantasında en az 10 tane stone of life olmalıdır.Bu taşların 5 tanesi rahibin çantasına ödül olarak otomatikman gelir, 5 tanesi yok olur.Blessed Resurrection (Level 54) kaybedilen exp puanının %80'ını geri verirölen kişinin çantasında en az 30 tane stone of life olmalıdır.Bu taşların 15 tanesi rahibin çantasına ödül olarak otomatikman gelir, 15 tanesi yok olur.canlanan kişi öldüğü yerde tekrar doğar...canı tamamen dolar ama mana'sı 0 olur.

warrior'lar

Türkçesi:SAVAŞÇIWarrior Skill Ve StatLarı Nasıl OLmaLıdır?Öncelikle Warriorlar icin defense agırlıklı verilip provoker olunmalı level 59 da reskill yapıp attacker olunmalıdır. Çünkü provoker olmak harpyde partilerinde daha cabuk level atlamanızı saglar. Tabiki attacker oLmakta yararlı fakat provoker her partide yaratıkları toplayıp alan saldırısı yapılmasına olanak sagladıgı icin daha yararlı gibi göründü bana. Ama ben doğuştan kaaf göz yarmak istiyorum derseniz Attack/defense verirsiniz ve esland a gidnce deruvish/Apostle/DragonToothSkeleton partileri kovalarsınız. Statlar ise 94 Hp gerisi Str olmalıdır. Ek bilgi olarak Tank Warrior= Full hp takı takar, Armorların hepsi Hp bonusludur.

rogue'lar

Türkçesi:OKÇUAssassin Veya Archery Stat ve Skilleri Nasıl OLmaLı?Archery: Türkçe anlamı ile okçu. Karakterimizi açarken Tuarek-Rogue açıyoruz.Archery ok kullandıgı için daha çok uzaktan atış yapar. Çok güçlü bowları ve crossbowları vardır. 3 tane oku bir anda atabilir. Yani elinizde ve üstünüzde kaliteli itemler oldugu sürece çok güçlüsünüz. Şimdi Archery Yapmak için skillerimizi açtırdıgımızda Archery/Explore veriyoruz. Ağırlıklı olarak archery veriyoruz tabiki. Assassin: Türkçe anlamı ile suikastçi gibi birşey. Oyundada sukastten başka bişiy yapmıyo zaten. Üstün vuruş güçleri ve sağlam armorları ile assassin çok güçlü bir ırk olarak karşımıza çıkmakta. Assassinin skillerinden bahsedicek olursak şöle bir kaçını yaziyim. 20 Saniyelik Kendine 800 Defans Basma Gücü, Bir Seferde vuruş gücünün %600 kadar daha fazla vurabilme ve görünmez olarak 80 saniye koşabilme. Tabiki bunları yüksek levellerde yapabiliyor. Düşük levelde yapabilecekleriniz. %200/400 vurabilme 200/400 defans 20 saniye görünmezlik koşmadan. Skilleri Assassin/explore olrak veriyoruz. Statlar: İki grup içinde statlar HP=94 DEX= Verebildiğiniz Kadar